Üye Ol: | Giriş | Kayıt | Kayıp Şifre |

You Are Here: Home » Haber, internet » Maden

Maden, yer kabuğunun iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan minerallere verilen addır.

Ve ekonomiye kazandırılması süreci, jeoloji mühendislerinden, maden ve metalurji ve malzeme mühendislerine kadar çeşitli mühendislik dallarında çalışan mühendisleri içine alan uzun bir süreçtir. Birçok maden çeşidi vardır. Yer altından çıkartılır. Elmas madeni bu gruba örnek olarak verilebilir.

Türkiye’deki madencilik

Türkiye, karmaşık jeolojisi ve tektoniğinin sonucu olarak çok çeşitli maden kaynaklarına sahiptir. Ancak, bu karmaşık jeoloji ve tektonik, aynı zamanda maden yataklarının küçük boyutlu ve çok parçalı olmasının da bir nedenidir. Çeşitlilik açısından dünyanın zengin ülkelerinden biri olmasına karşın, gerek toplam rezerv yönüyle ve gerekse tek tek yatak boyutları kıyaslandığında, Türkiye?nin maden potansiyelinin bazı madenler dışında çok yüksek olmadığı görülmektedir. Günümüzde dünyada ticareti yapılan 90 çeşit madenden sadece 13’ü ülkemizde bulunmamaktadır. Geri kalan 50 çeşit maden açısından ülkemiz, zengin ya da çok zengin, 27 çeşit maden bakımından ise yetersiz kaynaklara sahiptir. Ancak, var olan maden yataklarının birçoğunda, en azından bugün için, bilinen rezerv miktarları veya cevher kaliteleri ekonomik işletmecilik için yeterli veya uygun değildir. Özellikle, enerji hammaddeleri açısından Türkiye?nin zengin olduğunu söyleyebilmek zordur. Maden potansiyeli açısından Türkiye?nin durumu üç sınıfa ayrılarak aşağıda verilmiştir:

Türkiye?de Bulunan Zengin Mineral Kaynaklar

Bor Tuzları ? Perlit ? Pomza ? Feldspat ? Bentonit -Barit – Manyezit ? Sodyumsülfat ? Kayatuzu ? Trona – Jips – Stronsiyum tuzları – Zeolit ? Olivin – Lületaşı – Sepiyolit – Profilit – Dolomit ? Kalsit – Mermer – Fluorit ? Kuvars kuvarsit – Diyatomit – Kireçtaşı – Linyit

Türkiye?de Bulunan Önemli Mineral Kaynaklar

Altın ? Antimuan – Boksit – Diatomit – Alünit ? Turba – Nefelin Siyenit – Tras – Kum Çakıl – Krom – Civa – Gümüş ? Volfram ? Molibden ? Bakır ? Çinko ? Demir ? Kurşun

Türkiye?de Bulunmakla Birlikte Yetersiz Olan Mineral Kaynaklar

Kaolin – Nikel – Manganez – Arsenik – Kükürt – Fosfat – Grafit – Maden Kömürü -Talk ? Mika – Titan

Türkiye?de bulunan başlıca mineral kaynaklarının rezervleri ve üretimleri dünya rezervleri ve üretimleri ile birlikte aşağıda verilmektedir.

YA VE TÜRKE
TÜRK MADEN SEKTÖRÜ VE İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2008 YILI OCAK – ARALIK DÖNEMİ MADEN SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRİLMESİ

2003 sonrası dönemde, dünyadaki genel ekonomik gelişme ve özellikle Çin?deki büyüme rakamlarının yüksek oranlara ulaşması, beraberinde hammaddelere olan yüksek talebi gündeme getirirken, bu durum, küresel maden endüstrisi pazarının gelişiminde bir lokomotif görevi görmüştür. Metallere olan güçlü talep karşısında arzın sınırlı olması ise, son 4-5 yılda dünyada metal fiyatlarını maksimum seviyelere çıkarmıştır.  2002 yılında yükselişe geçen dünya metal fiyatları, 2003 yılından itibaren ciddi artışlar göstermiş ve 2006 yılında zirve değerlere ulaşmıştır. 2007 yılında ise bazı metal fiyatları artarken, bazıları azalmış, bazıları ise dalgalı bir seyir izlemiştir.
           Ancak 2008 yılında, maden ihracatımızda önemli yer tutan bakır, alüminyum, kurşun, nikel, kalay, çinko gibi metalik maden fiyatlarında büyük düşüşler yaşanmıştır. ABD kaynaklı olarak ortaya çıkan ve dünya genelinde etkili olan küresel mali kriz, üretim ve sanayide önemli bir konuma sahip olan ve ülke kalkınması ile refah düzeyinin yükselmesinde etkin rol oynayan madencilik sektörünü de olumsuz etkilemiştir.

2008 yılında, maden ürünleri ihracatımızda en önemli artış, fiyatlardaki gelişmelerle bağlantılı olarak endüstriyel minerallerde yaşanmıştır. İhracatımızda önemli yer tutan feldspat, manyezit, tabii boratlar gibi önemli endüstriyel minerallerde ve işlenmiş mermer ürünlerinde ise ihracat artışı beklenenden daha düşük seviyelerde gerçekleşmiştir. Maden fiyatlarında, dünyayı etkisi altına alan küresel mali kriz nedeniyle uluslararası piyasalarda önemli oranda düşüş yaşanmıştır. Küresel piyasalardaki olumsuz havanın etkisiyle, Türkiye’nin maden ihracatında önemli yer tutan bakır, çinko, alüminyum, kurşun, nikel ve kalay gibi metalik madenlerin değeri, yarıya yakın düşerek 3-4 yıl önceki fiyatlara gerilemiştir. 2008 yılında 127,5 milyar dolara ulaşan ülkemiz toplam ihracatından %2,5 pay alan madencilik sektörü ihracatı, bir önceki yıla göre %19,3 artış 3,2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Bu dönemde, İşlenmiş Mermer 914 bin ton ve 524 milyon dolarla en fazla ihraç edilen ürün olurken, Krom Cevherleri 1,8 milyon ton ve 496,3 milyon dolarla ikinci, İşlenmiş Traverten 599,8 bin ton ve 356,9 milyon dolarla üçüncü, Bakır Cevherleri 253,7 bin ton ve 319,5 milyon dolarla dördüncü sırada yer almıştır. Madencilik sektörümüz ihracatında diğer önemli ihraç ürünlerimiz ise, Mermer Ham Blok (221,7 milyon dolar), Tabii Boratlar ve Konsantreleri (190 milyon dolar), Feldspat (150,8 milyon dolar) ve Çinko Cevherleri (112 milyon dolar) olarak sıralanmaktadır. Maden ürünleri ihracatında, ülke grubu bazında, 1,08 milyar dolar ve % 33,4 payla Diğer Asya ülkelerinin(Çin, Hindistan, G.Kore?.) ağırlığı görülmektedir. Diğer Asya ülkelerini 966 milyon dolar ve % 29,8 payla Avrupa Birliği ülkeleri izlemektedir.

Tüm bu gelişmeler, Türk doğal taş sektörünün alternatif pazarlara yönelme zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır.

%33?lük payı ile sektör ihracatı içerisinde ikinci büyük grubu oluşturan İşlenmiş Traverten?in ihracatı ise değerde  %17,5 azalış göstererek 357 milyon dolara gerilemiştir. Bu ürün grubunun ihracatında yine ABD 185,9 milyon dolar ile ilk sırada yer almaktadır.

BAKIR CEVHERİ

Bu ürün grubunda en fazla ihracat yaptığımız ülkeler arasında 177,3 milyon dolar ile Çin gelmektedir. Çin?i 30,7 milyon dolar ile Finlandiya ve 30,6 milyon dolar ile İsveç takip etmektedir. Çin?e gerçekleştirilen ihracatta  % 44,5 oranında artış kaydedilmiştir.

KROM CEVHERİ 2008 yılında Krom Cevheri ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre miktarda %28,4, değerde de %89,4 oranlarında artışlarla, 1,8 milyon ton karşılığı, 496,3 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti, 278,6 milyon dolarla, Türkiye krom cevheri ihracatında ilk sırada yer almaktadır. 2006 yılında, Çin?in fiyatları düşürmek adına uygulamış olduğu politika, Türkiye?deki önde gelen krom ihracatçılarının Çin spot piyasasına yaptığı krom cevheri ihracatını durdurmasına yol açmıştı. Çin piyasasında yaşanan bu gelişme, 2006 yılı krom cevheri ihracat artışının oldukça düşük kalmasına sebep olmuştu. 2008 yılında ise kontratları devam eden firmaların ihracatlarını sürdürmeleri, söz konusu ürün ihracatında değer bazında %53.7 oranında artış sağlasa da, Çin’de de etkileri görülen küresel mali kriz nedeni ile en büyük alıcı konumundaki bu ülkenin alımlarını askıya alması miktar bazında %5,4 azalışa neden olmuştur. Krom cevheri ihracatımızda, diğer önemli pazarlarımız, 143,6 milyon dolarla Rusya Federasyonu ve 33,1 milyon dolarla İsveç olarak sıralanmıştır. Rusya?ya yapılan ihracatta %199,9 oranında bir artış görülmektedir. Değişen dünya şartlarına göre, Hindistan ve Güney Afrika gibi üretici ülkelerin uyguladıkları politikalar da göz önünde bulundurularak, kromit cevheri, ferrokrom ve paslanmaz çelik sektörleri ile ilgili gelişmelerin ülkemizde yeniden ele alınması ve konuyla ilgili ileriye yönelik politikalarımızın yeniden belirlenmesi hususları, yer altı kaynaklarımızın daha iyi değerlendirilmesi ve yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi bakımından büyük önem arz etmektedir. ÇİNKO CEVHERİ 2008 yılı Çinko Cevheri ihracatımız, miktarda %9, değerde de %39,5 azalışlarla 245,4 bin ton karşılığı 111,9 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Londra Metal Borsası fiyatlarına göre, 2006 yılı sonunda ton başına değeri 4.600 dolara yükselen çinko metali fiyatları 2007 yılı başından itibaren düşüş trendine girerek, yıl sonunda 2.385 $?dan işlem görmüştür. 2008 yılında ise fiyatlar 2800 $ civarında gerçekleşmiştir. Çinko Cevheri ihracatımızda Belçika 19,5 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi 19 milyon dolarla Çin Halk Cumhuriyeti, 14,9 milyon dolarla Romanya takip etmektedir. Söz konusu ürün ihracatının yapıldığı ülkelerden Avustralya (%407) ve Japonya (%1327) pazarlarındaki ihracat artışı dikkat çekicidir. Öte yandan geçen yıl ihracatta ilk sırada yer alan Çin, alımını, %57,3 oranında azaltmıştır. Öte yandan, üye firmalarımızdan alınan görüşlere göre, Belçika piyasasındaki piyasa şartlarının daha tercih edilir olmasından dolayı Çin?e yapılan ihracat Belçika?ya kaymıştır. TABİİ BORATLAR ve KONSANTRELERİ Tabii Boratlar ve Konsantreleri ihracatımız, 2008 yılında miktarda %21,2, değerde  %37,7 oranında artarak, 635 bin ton karşılığı 190 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.

Türkiye?nin ihraç ettiği başlıca bor cevherleri, konsantre ve öğütülmüş kolemanittir. Konsantre kolemanit ve üleksit, cam endüstrisinde kullanılmak üzere en fazla ABD?ye ihraç edilmektedir. Öte yandan ?Avrupa cam ve cam elyafı endüstrisi?, Türkiye?den ihraç edilen konsantre cevherin ikinci büyük tüketicisidir. Uzak Doğu?da özellikle de Çin?de gelişmekte olan cam elyafı sanayii ise, Türkiye?nin son yıllarda giderek artan miktarlarda ihraç etmekte olduğu öğütülmüş kolemanitin başlıca tüketicisi konumundadır ve bu pazar önemli bir gelişme potansiyeli göstermektedir. Dünyada yaşanan ekonomik küresel krize rağmen bor ihracatımız artmıştır. 2008 yılı için gerçekleştirilen bu artışın 2009 yılına da taşınacağı tahmin edilmektedir. Türkiye’nin 2009 yılı toplam bor ihracatı hedefi, iç satışlar dışında 650 milyon dolar olarak açıklanmıştır. Dünyadaki mevcut bor rezervlerinin yaklaşık %72 oranındaki bölümüne sahip olan Türkiye’nin 2012 yılındaki toplam bor ihracatı hedefi ise 1 milyar dolar olarak öngörülmektedir. Türkiye, bor ihracatının önemli bir bölümünü Avrupa, Uzak Doğu ülkeleri ile ABD’ye gerçekleştirmektedir. Yaklaşık 70 ülkeye ihraç edilen bor kimyasalları üretiminde kapasitenin artırılması ile önümüzdeki yıl içinde ihracat yapılan ülke portföyünün daha da genişlemesi beklenmektedir. Ayrıca işletmeye alındığında Türkiye’nin bor üretim ve ihracatına büyük katkı sağlayacak olan Kırka 4. Boraks Pentahidrat tesisinin yapımına da başlanmıştır. FELDSPAT Feldspat ihracatımız, 2008 yılında 4,5 milyon ton karşılığı 150,8 milyon dolar seviyesinde gerçekleşerek, 2007 yılına göre miktarda %6,9 oranında azalış, değerde ise %19,7 oranında artış kaydetmiştir. İtalya, 74,6 milyon dolarla Feldspat ihracatı gerçekleştirdiğimiz en önemli ülke olurken, İspanya?ya 31,1 milyon dolar, Rusya Federasyonu?na 12 milyon dolar ihracat yapılmıştır. Söz konusu ürün grubunun en önemli ihracat pazarı olan İtalya?da, seramik sektöründe, firmaların çalışma kapasitelerini düşürmesi ve Çin?in düşük fiyat ile Avrupa?ya girmesi ile İtalya?ya yapılan ihracattaki artış, eski yıllara oranla düşük kalmıştır. ALÇI TAŞI, ALÇILAR Alçı Taşı ve Alçı ihracatımız, 2008 yılında miktarda % 14,1, değerde de %27,4 oranında artışlarla 880,9 bin ton karşılığı 84,1 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.

MANYEZİT Manyezit ihracatımız, 2008 yılı Ocak-Aralık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre miktarda % 7,6 değerde de %25,2 oranında artışlarla, 239,8 bin ton karşılığı 62,2 milyon dolara ulaşmıştır. Sektörün en önemli pazarı durumundaki Avusturya?ya 28,7 milyon dolar, Ukrayna?ya 7 milyon dolar ve Yunanistan?a 4,4 milyon dolar ihracat gerçekleştirilirken, İrlanda, Almanya, Hollanda ve İngiltere, ihracat yapılan diğer önemli ülkeler olmuşlardır. FERROKROM 2008 yılında Ferrokrom ihracatımız bir önceki yıla göre miktarda %40,8 azalarak, 37,1 bin ton, değerde ise %25,3 oranında artarak 58,3 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.

Dünyada üretilen ferrokromun yaklaşık %90?ı paslanmaz çelik sektöründe kullanılmaktadır. Dolayısıyla paslanmaz çelikteki arz-talep dengesi doğrudan ferrokrom üretimini ve fiyatını etkilemektedir. 2009 YILI OCAK-ŞUBAT DÖNEMİ MADEN SEKTÖRÜ İHRACATI

2009 Yılı Ocak-Şubat döneminde Maden Sektörü ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre %41,2 azalışla 274,5 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Küresel ekonomik krizin etkilerinin hissedildiği maden sektöründe de 2008 sonlarında kendini hissettiren talep daralması etkili olmuş ve ihracat rakamlarında önemli düşüşler kaydedilmiştir. Söz konusu talep daralması nedeniyle 2009 yılının yaklaşık %20 ihracat azalışıyla geçeceği tahmin edilmektedir.

 	MADEN SEKTÖRÜ SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Küresel Krizin Madencilik Sektörüne Etkileri Yaşanan küresel krizin maden sektöründe ihracata yaptığı olumsuzlukların sektör üzerindeki etkisinin minimuma indirgenmesi için alınması gerekli tedbirler aşağıda önerilmiştir. a- Doğmuş ve doğacak SSK prim ve muhtasar vergileri ertelenmeli veya vadelendirilmelidir. b- Eximbank tarafından uygun kredi imkânları sağlanmalıdır. c- Bankacılık sektörünün, reel sektöre kullandırdığı kredilerin geri ödeme çağrılarını uygulamaması yönünde tedbir alınmalıdır. d- Akaryakıt ve elektrik fiyatları içindeki ÖTV ve KDV kaldırılmalı veya indirilmelidir. e- Mevcut bölgesel teşvikler, acilen tüm madencilik sektörünü kapsamı içine alacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. f- Kriz nedeniyle faaliyetlerine son veren işletmelerin geçici tatil talepleri kabul edilmelidir. Maden Kanunu Hükümlerine Aykırı Yönetmelikler Çıkarılması Çevre ve Orman Bakanlığı ve diğer bazı kurumlar, 3213 Sayılı Maden Kanununun 5177 Sayılı Kanunla değişik 7. Maddesi hükümlerine aykırı uygulamalarını sürdürmektedir. Bakanlar Kurulunca çıkarılmış olan Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği?nin 5.maddesinde, Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının çıkaracağı madencilik faaliyetlerini etkileyen mevzuatın düzenlenmesinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının görüşünün alınacağı belirtilmiş olmasına rağmen; ilgili kuruluşlar madencilik faaliyetlerini olumsuz yönde etkileyen mevzuat düzenlemelerini, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının görüşlerine itibar etmeden yapmışlar ve yapmaya devam etmektedirler. Bu düzenlemeler madenlerin nasıl ve ne gibi kurallara göre çalıştırılmasına yönelik olmayıp çalıştırılmamasına yöneliktir. Konunun, Bakanlar Kurulunda görüşülmesi için girişimlerde bulunulması ayrıca Yerel Yönetimlerin de Başbakanlık Genelgesi ile uyarılmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Maden Kanunu?nda Yer Almasına Rağmen ?Teşvik Tedbirleri?nin Hayata Geçirilememesi Maden Kanununun ?Maden Teşvik Tedbirleri? başlığı altında düzenlenen 9 uncu maddesinin birinci fıkrası işlevsiz bırakılmıştır. Madencilik sektörüne özel bir Teşvik Kararnamesi düzenlenmesi ve kararnamede aşağıdaki teşvik unsurlarının yer alması uygun olacaktır. ? Yürürlükteki Bölgesel Teşvikler, madencilik için Sektörel Teşvik olarak uygulanmalıdır. ? Yatırım İndirimi uygulaması getirilmelidir. ? Madencilikteki bazı özel şartlar dikkate alınarak, karayollarındaki tonaj tahdidi nedeniyle demiryolu nakliyelerine dönük düzenlemeler yapılmalıdır. İhracata yönelik üretim faaliyetlerinde kullanılan akaryakıttan ÖTV alınmamalıdır. ? Maden Kanununun 14.Maddesi 7. fıkrasında belirtilen Devlet Hakkı oranında % 25 indirim teşviki uygulanmalıdır.

3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun?un 20nci maddesindeki düzenleme, çok büyük alanlardaki maden rezervlerinin üretilmesini engellemektedir. 3573 Sayılı yasa ile ilgili Yönetmeliğin 23. maddesine aşağıda yer alan 4, 5, 6 ve 7. fıkralar eklenmelidir. ? Zeytinlik sahası içinde; kum, çakıl, taş (mıcır) ve kireç ocağı faaliyetleri yapılamaz. Bunların dışındaki madencilik faaliyetlerine, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı izin verir.

? Zeytinlik sahasında yapılacak maden arama faaliyetleri döneminde zeytin ağacı kesilemez. Kesimin zaruri olduğu durumlarda Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı izin verir.

? Zeytinlik Sahası içinde madencilik faaliyeti yürüten gerçek ve tüzel kişiler; bu alanlardan çıkarılmış madenin tahakkuk eden Devlet Hakkının yüzde ellisini, Zeytinciliğin Geliştirilmesi, Islahı ve teşvikinde kullanılmak üzere Tarım ve Köy işleri Bakanlığı bütçesinde açılacak Özel Hesaba yatırır.

? Madencilik faaliyeti nedeni ile kesilmesi gereken her zeytin ağacına karşılık; ağacın 15 yıllık süre içinde sağlayacağı tahmini net gelir her sene hesaplanarak madeni işleten gerçek ve tüzel kişi tarafından sahibine her sene ödenir.

Maden Yatırımları İle İlgili Engelleyici İdari Davaların Açılmasında Süre ve Doğrudan Zarar Görme İlkesi Kriterinin Olmayışı Madencilik Sektöründe, yatırım ve işletme aşamasında alınması gereken çok sayıda izinler vardır. Ancak hiçbir kriter göz önüne alınmaksızın bu izinlerin iptali yönünde sayısız davalar açılabilmektedir. Doğrudan zarar ziyan ilişkisi bulunmayan davalarda, dava açabilmenin yatırımla orantılı bir teminata bağlı olmasının sağlanması gerekmektedir. Bu hususun Maden Kanunu?nda da yer almasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Maden Kanunu?nda Belirtilen Özel İzin Alınması Gereken Alanlarla İlgili Sorunların Devam Etmesi Ülkemizin çoğu bölgesi, detay çalışma ve inceleme yapılmadan ?Doğal Sit? alanları olarak ilan edilmektedir. SİT ilan edilecek alanlarda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının görüşünün de alınması uygun olacaktır. Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği Gereği Verilmesi Gereken İzinlerin İlgili Bakanlıklarca Geciktirilmesi veya Hiç Verilmemesi Orman alanlarında yapılacak maden arama faaliyetlerine ilişkin izinler, Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinde belirtildiği şekilde müracaatı takip eden 15 gün içinde orman bölge müdürlüğünce verilmelidir. Bu maksatla Orman İzin Yönetmeliğinin çelişen 6. maddesinde gerekli değişiklikler yapılarak Bakanlığın muvafakat makamı olmaktan çıkarılması ve yetkinin orman bölge müdürlüğüne verilmesi sağlanmalıdır. DOĞALTAŞ SEKTÖRÜ SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Toplantıda doğal taş sektörün sorunları acil, orta ve uzun vadeli sorunlar olarak tespit edilmiş, bunlara ilişkin çözüm önerileri aşağıda belirtilmiştir. Kriz için Acil Eylem Planı Oluşturulması Yaşanan kriz dönemini sektörün en hafif şekilde atlatabilmesi için alınması gerekli olan ve aşağıda belirtilen önlemler acilen yürürlüğe konmalıdır. a- Mevcut ve doğacak SSK prim ve diğer vergiler faizsiz olarak bir yıl ertelenmelidir. b- Basel-II?ye geçiş süreci en az 2 yıl ertelenmelidir. c- Eximbank kredisi kullanan ihracatçıların kredi geri ödemeleri 6 ay ertelenmelidir. d- Eximbank?tan kredi kullanan maden ihracatçılarının saha ruhsatları ve stoktaki madenleri teminat olarak kabul edilmelidir. e- Banka kredilerinin geri çağrılmalarının önlenmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. f- İhraç edilen ürünün üretiminde kullanılan akaryakıt üzerindeki ÖTV alınmamalıdır. Limanlar Liman yükleme kapasitelerinin yeni yatırımlarla büyütülmesi, liman yükleme ücretlerinde indirime gidilmesi, ücretlerde ve liman hizmetlerinde yeknesaklığın sağlanması, limanların konteyner ile yüklemeye imkân verecek şekilde revizyonunun yapılması öncelikle ela alınması gereken önlemlerdir. Teşvikler, Akaryakıt Giderleri ve KDV İadelerinin Hızlandırılması a- Madencilik sektörü teşvik kapsamına alınmalıdır. b- İhraç edilen ürünün üretiminde kullanılan akaryakıt üzerindeki ÖTV alınmamalıdır. c- İhracattan doğan KDV ve mahsup işlemlerinin hızlandırılması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Mevzuattan Kaynaklanan Sorunlar d- Sektörü doğrudan temsil eden bir Maden Bakanlığı kurulmalıdır. e- Yeni Maden Kanunu ile ilgili çıkarılacak yönetmelikler ve uygulamalar, reel sektörün görüşleri doğrultusunda düzenlenmelidir. a- Saha ruhsatlarının ve stoktaki madenlerin bankalarca teminat sayılması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Pazarlama, Yeni Pazarlara Açılım ve Markalaşma f- Sektörün yeni bir pazarlama stratejisi olarak ön görülen ve ülkemizin tüm doğal taş zenginliğinin yurt dışından gelecek alıcı firma temsilcilerine aynı anda sunulmasına imkân verecek İMİB önderliğinde ?Mermer Borsası? kurulmalıdır. g- Doğal taş sektöründeki KOBİ?lerin dış ticarette uzmanlaşmalarını ve daha etkin pazarlama faaliyetleri yapabilmelerini teminen İMİB destekli bir ?Sektörel Dış Ticaret Şirketi? kurulmalıdır. b- ABD?de başlayan ve tüm dünyayı etkisi altına alan küresel kriz nedeniyle doğal taş sektörünün en önemli pazarı durumundaki ABD?ye ihracatımızda düşüş yaşanmakta olduğundan, KEK protokollerinde büyük inşaat projelerine sahip körfez ülkelerine ağırlık verilmeli ve bu ülkelere yönelik tanıtım faaliyetleri yapılmalıdır. Atık ve Çevre Yönetmelikleri ile İlgili Sorunlar Atık ve çevre yönetmelikleri çevreye kimyasal veya biyolojik anlamda olumsuz bir etkisi bulunmayan doğal taş sektörü için yeniden değerlendirilmeli ve buna göre düzenleme yapılmalıdır. SONUÇ Madencilik sektörü ülke ekonomisi açısından taşıdığı büyük önemine rağmen, bugün millî gelir içerisindeki payı % 1,57 gibi son derece düşük bir düzeydedir. Ancak madencilik ürünleri, demir çelik, metalürji, seramik, kimya, cam, boya, enerji, döküm, çimento vb. birçok sektörde birincil hammadde girdisi olarak kullanılmaktadır. Madencilik sektörünün girdi sağladığı sektörlerde birincil ürün bazında yarattığı hâsılanın milli gelir içersindeki payı ise % 4,77 civarında olup, bu da sektörün ekonomideki gerçek boyutunu göstermektedir. Tamamen ülkemiz öz kaynaklarını kullanan, üretimden satışa kadar neredeyse hiçbir ithal girdi kullanmayan maden ve doğal taş sektörü, yeterince destek ve teşvik sağlanması halinde ülkemiz ekonomisi için önemli katkılar sağlayacaktır.

MADEN İHRACATININ GELİŞMESİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER Öncelikle ülkemiz maden ihracatının geliştirilmesi için, yukarıda değinilmiş olan sektörel sorunların çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Diğer taraftan, sektör ihracatının gelişmesi açısından önem taşıyan diğer bir husus, tanıtım faaliyetlerinin etkin ve kapsamlı bir şekilde gerçekleştirilmesidir. Özellikle gelişmekte olan ülkelere yönelik ticaret heyeti faaliyetleri ile anılan ülkelerde ülkemiz maden ve doğal taş potansiyelini tanıtacak fuarların gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, şüphesiz ki ihracatın miktar/tonaj itibariyle artmasından daha çok, değer ($) itibariyle gelişmesi önem arz etmektedir. Bu nedenle, ihraç edilen ürünlerin en yüksek katma değere ulaştıktan sonra satılması gerekmektedir. Bu kapsamda, ham ürün yerine işlenmiş ürün ihracatının geliştirilmesinin yanı sıra, bir adım öteye geçerek proje bazlı ihracat yaklaşımının yaygınlaşması önem taşımaktadır. Doğal taş sektöründen örnek vermek gerekirse, doğal taş ürünlerinin işlenmiş bir şeklide ihraç edilmesi yerine, söz konusu doğal taş ürünlerinin kullanılacağı projelerin tasarım, mimari ve inşaat aşamaları ile ülkemiz müteşebbislerince gerçekleştirilmesi çok daha yüksek bir katma değerin ülkemiz doğal taş ve taahhüt sektöründe kalması sonucunu doğuracaktır.
KAYNAK : www.immib.org.tr

kelebek, kelebek sohbet, kelebek mirc, kelebek chat, kelebek script, kelebek indir, kelebek download, kelebek turkce, kelebek mirç, chat, sohbet, indir, yükle, appendix

Sende Yorumla

Yapmalisin Girildi to post comment.


Copyright © 2010 Kelebek mIRC Script Sohbet Sitesi Telif Hakları tanımlıdır. Site içeriği izinsiz olarak yayınlanamaz.
RSS Abonelik · Mesajlar Yorumlar · Site Tasarım: Wordpress Alt Yapısı Kullanılmıştır. Düzenleme adpfm.ca
KelebekList