Şu anda düşmüş olsa bile geçtiğimiz aylarda varil fiyatının 150USD ye dayandığı, önümüzdeki günlerde fiyat artışının kaçınılmaz olduğu ve ülkemiz kaynakları arasında kıt bulunan fosil yakıtlara dayanarak bir politika belirlemek vebunu devletin uzun vadeli görüşü olarak kabul etmektir şüphesiz ki en büyük hata olur. Devletin enerji politikası, ekonomi, sanayi, savunma ve hatta dış politikaları ile doğrudan bağlantılı olduğundan stratejik bir yaklaşımla oluşturulmalıdır. Enerji politikası her hükümet döneminde değişmemeli, orta ve uzun vadeli hedefleri ile bir devlet politikası olmalıdır. Uzun zamandır enerji konusunda kendine yetmek ve hatta çevre ülkelere satabilmek konusunda eğilimleri olan ülkemiz ne yazıkki bunu henüz gerçeğe çevirebilmiş değil. İlk somut gelişme olarak 10.05.2005?te yürürlüğe konmuş olan 5346 numaralı ?Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun? gösterilebilir. Dönemin şartlarına göre ihtiyaç karşılayıcı ve başlangıç olması için çalışılmış bir konu. Türkiyenin enerji arz-talep eğrisindeki dengeyi sağlamak için dışarıya bağımlı olmak yerine kendi kaynaklarına yönelmesini sağlamak, yatırımcıyı teşvik etmek, çevreci üretim şekillerinin yaygınlaşmasını hızlandırmak ve kalkınmayı sürdürebilmektir.

Tabloya baktığımızda toplam tüketimin %60?lık kısmını karşılayan petrol ve gaz dışarıdan temin edilen, fiyatına ve alım miktarına müdahale imkanı olmayan kaynaklardır. Bu kanunların çıkarılması ve uygulamaya geçilip sonuç alınması Türkiye Cumhuriyeti için uzun vadede hayati önem arz etmektedir.
Türkiye Güneş Enerji Potansiyeli
| Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 1166×919 ve 236KB ) Buraya Tıklayın |

Rüzgar Atlası
| Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 1000×734 ve 397KB ) Buraya Tıklayın |

Jeo Termal Haritası
| Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 1024×590 ve 164KB ) Buraya Tıklayın |

Yorumlar